114 sureden 70. sure · Mekkî

Meâric Suresi (Yükselme Yolları)

سُورَةُ المَعَارِجِ
44 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ
İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.
Bağlantı 70:1
2
لِّلْكَـٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌۭ
Kâfirler için onu (azabı) önleyecek hiç kimse yoktur.
Bağlantı 70:2
3
مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ
(O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.
Bağlantı 70:3
4
تَعْرُجُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ
Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Bağlantı 70:4
5
فَٱصْبِرْ صَبْرًۭا جَمِيلًا
Öyleyse sen de güzel bir sabırla sabret!
Bağlantı 70:5
6
إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًۭا
Doğrusu onlar, o günü çok uzak görüyorlar.
Bağlantı 70:6
7
وَنَرَىٰهُ قَرِيبًۭا
Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.
Bağlantı 70:7
8
يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ
O gün, gökyüzü erimiş yağ/maden (tortusu) gibi olur.
Bağlantı 70:8
9
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ
Dağlar ise saçılmış yünler gibi olacaktır.
Bağlantı 70:9
10
وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا
Hiçbir yakın dost bir yakınını sormaz bile.
Bağlantı 70:10
11
يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ
Onlar birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse, o günün azabından (kurtuluş için) oğullarını fidye olarak vermek ister.
Bağlantı 70:11
12
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ
Eşini ve kardeşini.
Bağlantı 70:12
13
وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ
Kendisini barındıran sülalesini.
Bağlantı 70:13
14
وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ
Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.
Bağlantı 70:14
15
كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ
Asla! Çünkü o alevli bir ateştir.
Bağlantı 70:15
16
نَزَّاعَةًۭ لِّلشَّوَىٰ
Deriyi yakıp kavurur.
Bağlantı 70:16
17
تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
(Hakka) Arkasını dönüp yüz çevireni çağırır.
Bağlantı 70:17
18
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
Mal toplayıp biriktireni.
Bağlantı 70:18
19
۞ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
İnsan, çok hırslı olarak yaratılmıştır.
Bağlantı 70:19
20
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا
Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.
Bağlantı 70:20
21
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
Ona bir iyilik dokununca da cimrilik eder.
Bağlantı 70:21
22
إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ
Ancak namaz kılanlar müstesna.
Bağlantı 70:22
23
ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ
Onlar ki, namazlarını devamlı kılarlar.
Bağlantı 70:23
24
وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ مَّعْلُومٌۭ
Onların mallarında belli bir hak vardır.
Bağlantı 70:24
25
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
İsteyene ve (istemekten utanıp) mahrum kalana.
Bağlantı 70:25
26
وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
Onlar hesap gününü tasdik ederler.
Bağlantı 70:26
27
وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Bağlantı 70:27
28
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۢ
Gerçekten Rablerinin azabından güvende olunmaz.
Bağlantı 70:28
29
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَـٰفِظُونَ
Onlar, mahrem yerlerini/ırzlarını koruyan kimselerdir.
Bağlantı 70:29
30
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı müstesna. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.
Bağlantı 70:30
31
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
Bundan ötesini arayanlar, işte onlar haddi aşmış olanlardır.
Bağlantı 70:31
32
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Bağlantı 70:32
33
وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَـٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ
Onlar, şahitliklerini (gerektiği gibi) yerine getirirler.
Bağlantı 70:33
34
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Onlar namazlarını aksatmadan gereği gibi kılarlar.
Bağlantı 70:34
35
أُو۟لَـٰٓئِكَ فِى جَنَّـٰتٍۢ مُّكْرَمُونَ
İşte onlar, Cennetler'de ağırlanacaklardır.
Bağlantı 70:35
36
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?
Bağlantı 70:36
37
عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ
Sağdan soldan, bölük bölük.
Bağlantı 70:37
38
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ
Yoksa onların her biri Nâim Cennet'ine konulacağını mı umuyor?
Bağlantı 70:38
39
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
Asla! Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.
Bağlantı 70:39
40
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَـٰرِقِ وَٱلْمَغَـٰرِبِ إِنَّا لَقَـٰدِرُونَ
Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki mutlaka biz güç yetirenleriz.
Bağlantı 70:40
41
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًۭا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
Bağlantı 70:41
42
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
Bırak onları; kendilerine söz verilen gün gelinceye kadar dalıp oynasınlar!
Bağlantı 70:42
43
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًۭا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍۢ يُوفِضُونَ
O gün onlar sanki dikilmiş putlara süratle gidiyorlarmış gibi kabirlerinden hızlıca çıkarlar.
Bağlantı 70:43
44
خَـٰشِعَةً أَبْصَـٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ
Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüştür. İşte bu, onlara söz verilen gündür!
Bağlantı 70:44

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin