114 sureden 75. sure · Mekkî
Kıyâme Suresi (Kıyamet)
سُورَةُ القِيَامَةِ
Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
2
3
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ
İnsan biz onun kemiklerini asla toplayıp, bir araya getirmeyeceğimizi mi zanneder?
Bağlantı
75:3
4
بَلَىٰ قَـٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ
Aksine onun parmak uçlarını bile yaratıp düzenlemeye gücümüz yeter.
Bağlantı
75:4
5
بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَـٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ
Ancak insan, önündeki (ahireti inkâr ederek) fücurla (günah işlemek) ister.
Bağlantı
75:5
6
7
8
9
10
يَقُولُ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ
(O gün) insan: "Bugün kaçacak yer nerede?" der.
Bağlantı
75:10
11
12
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ
O gün varıp durulacak yer Rabbinin huzurudur.
Bağlantı
75:12
13
يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
O günde insana önden yolladığı şeyler ile geride bıraktığı şeyler haber verilir.
Bağlantı
75:13
14
بَلِ ٱلْإِنسَـٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ
Doğrusu insan, kendi aleyhine bir şahittir.
Bağlantı
75:14
15
16
لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ
(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.
Bağlantı
75:16
17
إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ
Şüphesiz onu toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.
Bağlantı
75:17
18
فَإِذَا قَرَأْنَـٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ
O halde, biz onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna uy.
Bağlantı
75:18
19
20
21
22
23
24
25
تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ
Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
Bağlantı
75:25
26
27
28
29
30
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ
O gün varacakları yer, yalnız Rabbinin huzurudur.
Bağlantı
75:30
31
32
33
ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ
Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.
Bağlantı
75:33
34
35
36
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
Yoksa insan, başı boş bırakılacağını mı sanıyor?
Bağlantı
75:36
37
أَلَمْ يَكُ نُطْفَةًۭ مِّن مَّنِىٍّۢ يُمْنَىٰ
O akıtılan meniden bir nutfe değil miydi?
Bağlantı
75:37
38
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ
Sonra alaka olmuş, Allah onu yaratmış ve düzenlemişti.
Bağlantı
75:38
39
فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
Ondan da iki eşi, erkek ve dişiyi var etmişti.
Bağlantı
75:39
40
أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ
Bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
Bağlantı
75:40