114 sureden 74. sure · Mekkî

Müddessir Suresi (Bürünen)

سُورَةُ المُدَّثِّرِ
56 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
Ey elbisesine bürünen!
Bağlantı 74:1
2
قُمْ فَأَنذِرْ
Kalk ve uyar!
Bağlantı 74:2
3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
Rabbini tekbir et (yücelt).
Bağlantı 74:3
4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
Elbiseni de temizle/Rabbini tekbir et (yücelt).
Bağlantı 74:4
5
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
Pisliklerden de uzak dur!
Bağlantı 74:5
6
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
(Yaptığını) çok görerek minnet etme!
Bağlantı 74:6
7
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
Rabbin için sabret!
Bağlantı 74:7
8
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
Sûr’a üflendiği zaman.
Bağlantı 74:8
9
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ
İşte o gün, çok zor bir gündür.
Bağlantı 74:9
10
عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ
Kâfirler için hiç kolay değildir.
Bağlantı 74:10
11
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا
Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.
Bağlantı 74:11
12
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا
Ona ardı arkası kesilmeyen bir servet verdim.
Bağlantı 74:12
13
وَبَنِينَ شُهُودًۭا
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.
Bağlantı 74:13
14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا
Kendisi için (dünya nimetlerini) yaydıkça yaydım.
Bağlantı 74:14
15
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
Daha da artırmamı umuyor.
Bağlantı 74:15
16
كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًۭا
Asla! Çünkü o ayetlerimize karşı çok inatçıdır.
Bağlantı 74:16
17
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
Onu sarp bir yokuşa zorlayıp süreceğim.
Bağlantı 74:17
18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
Çünkü o; düşündü, ölçtü, biçti.
Bağlantı 74:18
19
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti!
Bağlantı 74:19
20
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü, biçti!
Bağlantı 74:20
21
ثُمَّ نَظَرَ
Sonra şöyle bir baktı.
Bağlantı 74:21
22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
Sonra da kaşlarını çatıp, surat astı.
Bağlantı 74:22
23
ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.
Bağlantı 74:23
24
فَقَالَ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ
Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir.
Bağlantı 74:24
25
إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
"Bu, insan sözünden başka bir şey değildir.''
Bağlantı 74:25
26
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
Ben onu Sekar’a (Cehennem'e) sokacağım.
Bağlantı 74:26
27
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
Sekar’ın ne olduğunu bilir misin sen?
Bağlantı 74:27
28
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
O geride bir şey koymaz ve bırakmaz.
Bağlantı 74:28
29
لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ
İnsan derisini yakıp kavurur.
Bağlantı 74:29
30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
Üzerinde on dokuz (melek) vardır.
Bağlantı 74:30
31
وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَـٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَـٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
Biz; kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin imanları artsın, kendilerine kitap verilenler ile iman edenler şüpheye kapılmasın, kalplerinde bir hastalık olanlar ile küfre sapanlar da, “Allah, bu örnekle (on dokuz sayısı ile) neyi anlatmak istedi?” desin diye o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık ve onların sayısını da kâfirler için yalnızca bir fitne/imtihan yaptık. Allah; dilediğini işte böyle saptırır, dilediğine de hidayet eder. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.
Bağlantı 74:31
32
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
Hayır! And olsun Ay’a!
Bağlantı 74:32
33
وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
Dönüp gittiği zaman geceye,
Bağlantı 74:33
34
وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
Ve ağarmakta olan sabaha,
Bağlantı 74:34
35
إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
Şüphesiz o (Sekar), büyük (musibetlerden) biridir.
Bağlantı 74:35
36
نَذِيرًۭا لِّلْبَشَرِ
İnsanlar için bir uyarıcıdır.
Bağlantı 74:36
37
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
Sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için.
Bağlantı 74:37
38
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
Her nefis kazandığına karşılık bir rehindir.
Bağlantı 74:38
39
إِلَّآ أَصْحَـٰبَ ٱلْيَمِينِ
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) başkadır.
Bağlantı 74:39
40
فِى جَنَّـٰتٍۢ يَتَسَآءَلُونَ
(Onlar) cennetlerdedirler. Birbirlerine sorarlar.
Bağlantı 74:40
41
عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
Suçlulardan.
Bağlantı 74:41
42
مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
“Sizi Sekara/Cehennem'e sokan nedir?''
Bağlantı 74:42
43
قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
Onlar derler ki; "Biz namaz kılan kimseler değildik."
Bağlantı 74:43
44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
“Yoksulları da doyurmazdık.''
Bağlantı 74:44
45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
"(Batıla) Dalanlarla beraber biz de dalıp gitmiştik."
Bağlantı 74:45
46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
“Hesap gününü de yalanlıyorduk.''
Bağlantı 74:46
47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
“Nihayet ölüm bize gelip çatıncaya dek.''
Bağlantı 74:47
48
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَـٰعَةُ ٱلشَّـٰفِعِينَ
Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.
Bağlantı 74:48
49
فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
Öyleyse onlara ne oluyor da öğütten yüz çeviriyorlar?
Bağlantı 74:49
50
كَأَنَّهُمْ حُمُرٌۭ مُّسْتَنفِرَةٌۭ
Onlar adeta ürkütülmüş yaban eşekleri gibidir.
Bağlantı 74:50
51
فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
Aslandan ürküp, kaçan.
Bağlantı 74:51
52
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًۭا مُّنَشَّرَةًۭ
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Bağlantı 74:52
53
كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ
Asla! Doğrusu onlar ahiretten korkmuyorlar.
Bağlantı 74:53
54
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌۭ
Hayır! Şüphesiz o (Kur'an) ancak bir öğüttür.
Bağlantı 74:54
55
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
Bağlantı 74:55
56
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan da, bağışlayıcı olan da O’dur.
Bağlantı 74:56

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin