114 sureden 89. sure · Mekkî

Fecr Suresi (Tan Yeri)

سُورَةُ الفَجۡرِ
30 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلْفَجْرِ
Fecre/tan yerinin ağarmasına andolsun.
Bağlantı 89:1
2
وَلَيَالٍ عَشْرٍۢ
Ve on geceye andolsun.
Bağlantı 89:2
3
وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ
Çifte ve teke andolsun.
Bağlantı 89:3
4
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Yürüyüp gittiği zaman geceye andolsun.
Bağlantı 89:4
5
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ
Bunda akıl sahibi için bir yemin var (değil) mi?
Bağlantı 89:5
6
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Rabbinin Ad (kavmin)'e ne yaptığını görmedin mi?
Bağlantı 89:6
7
إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
Yüksek sütun sahibi İrem şehrine.
Bağlantı 89:7
8
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَـٰدِ
O (İrem Şehri) ki, beldeler (ülkeler) içinde onun bir eşi yaratılmadı.
Bağlantı 89:8
9
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Ve vadideki kayaları oyan Semûd kavmine.
Bağlantı 89:9
10
وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
Ve kazıklar sahibi Firavun’.
Bağlantı 89:10
11
ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ
Onlar ki memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
Bağlantı 89:11
12
فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
Oralarda kötülüğü çoğalttılar.
Bağlantı 89:12
13
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Bağlantı 89:13
14
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ
Muhakkak Rabbin gözetlemededir.
Bağlantı 89:14
15
فَأَمَّا ٱلْإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ
Ancak insana; Rabbi ne zaman onu imtihan edip kendisine ikramda bulunsa ve nimet verse: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.
Bağlantı 89:15
16
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَـٰنَنِ
Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: "Rabbim beni hor kıldı" der.
Bağlantı 89:16
17
كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Bağlantı 89:17
18
وَلَا تَحَـٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz.
Bağlantı 89:18
19
وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًۭا لَّمًّۭا
Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Bağlantı 89:19
20
وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّۭا جَمًّۭا
Malı da pek çok seviyorsunuz.
Bağlantı 89:20
21
كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّۭا دَكًّۭا
Hayır! Yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman.
Bağlantı 89:21
22
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّۭا صَفًّۭا
Rabbin ve saf saf melekler geldiği zaman.
Bağlantı 89:22
23
وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍۢ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ
O gün cehennem de getirilmiştir. İşte o gün insan düşünüp hatırlar. Ama hatırlamaktan ona ne (fayda) var!
Bağlantı 89:23
24
يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
Der ki: "Ah keşke! (Bu) hayatım için önceden bir şeyler göndermiş olsaydım!"
Bağlantı 89:24
25
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Artık o gün de O'nun azabı gibi hiçbir kimse azap yapamaz.
Bağlantı 89:25
26
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Ve O'nun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.
Bağlantı 89:26
27
يَـٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
Ey huzura ermiş nefis!
Bağlantı 89:27
28
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ
“Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”
Bağlantı 89:28
29
فَٱدْخُلِى فِى عِبَـٰدِى
Kullarımın arasına katıl!
Bağlantı 89:29
30
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
Ve gir Cennet'ime!
Bağlantı 89:30

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin