114 sureden 78. sure · Mekkî
Nebe' Suresi (Haber)
سُورَةُ النَّبَإِ
Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Bağlantı
78:13
14
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Bağlantı
78:14
15
16
17
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًۭا
Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.
Bağlantı
78:17
18
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.
Bağlantı
78:18
19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
Ve gökyüzü açılarak orada pek çok kapılar oluşur.
Bağlantı
78:19
20
21
22
23
24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.
Bağlantı
78:24
25
26
27
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Bağlantı
78:27
28
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًۭا
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Bağlantı
78:28
29
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًۭا
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Bağlantı
78:29
30
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
Bağlantı
78:30
31
32
33
34
35
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
Bağlantı
78:35
36
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağıştır bu.
Bağlantı
78:36
37
رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.
Bağlantı
78:37
38
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Bağlantı
78:38
39
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
Bağlantı
78:39
40
إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.
Bağlantı
78:40