114 sureden 78. sure · Mekkî

Nebe' Suresi (Haber)

سُورَةُ النَّبَإِ
40 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine neyi soruyorlar?
Bağlantı 78:1
2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
O büyük haberi mi?
Bağlantı 78:2
3
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ki onlar, onda ihtilafa düşmüşlerdir.
Bağlantı 78:3
4
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır! Onlar yakında öğrenecekler.
Bağlantı 78:4
5
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Sonra tekrar hayır! Yakında öğrenecekler.
Bağlantı 78:5
6
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًۭا
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Bağlantı 78:6
7
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
Bağlantı 78:7
8
وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Bağlantı 78:8
9
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Bağlantı 78:9
10
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا
Geceyi örtü bir kıldık.
Bağlantı 78:10
11
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا
Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
Bağlantı 78:11
12
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Bağlantı 78:12
13
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Bağlantı 78:13
14
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Bağlantı 78:14
15
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Bağlantı 78:15
16
وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim diye.
Bağlantı 78:16
17
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًۭا
Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.
Bağlantı 78:17
18
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.
Bağlantı 78:18
19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
Ve gökyüzü açılarak orada pek çok kapılar oluşur.
Bağlantı 78:19
20
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Dağlar yürütülüp bir seraba dönüşür.
Bağlantı 78:20
21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا
Şüphesiz Cehennem de bir gözetleme yeridir.
Bağlantı 78:21
22
لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًۭا
Azgınların varacağı sığınaktır.
Bağlantı 78:22
23
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Bağlantı 78:23
24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.
Bağlantı 78:24
25
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا
Yalnızca kaynar su ve irinden içecekler.
Bağlantı 78:25
26
جَزَآءًۭ وِفَاقًا
(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.
Bağlantı 78:26
27
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Bağlantı 78:27
28
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًۭا
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Bağlantı 78:28
29
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًۭا
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Bağlantı 78:29
30
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
Bağlantı 78:30
31
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş vardır.
Bağlantı 78:31
32
حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًۭا
Bahçeler ve üzümler vardır.
Bağlantı 78:32
33
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا
Göğüsleri olgun yaşıt kızlar vardır.
Bağlantı 78:33
34
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا
Dolu dolu kadehler vardır.
Bağlantı 78:34
35
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
Bağlantı 78:35
36
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağıştır bu.
Bağlantı 78:36
37
رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.
Bağlantı 78:37
38
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Bağlantı 78:38
39
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
Bağlantı 78:39
40
إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.
Bağlantı 78:40

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin