114 sureden 77. sure · Mekkî

Mürselât Suresi (Gönderilenler)

سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ
50 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلْمُرْسَلَـٰتِ عُرْفًۭا
Yemin olsun, ardı ardına gönderilenlere.
Bağlantı 77:1
2
فَٱلْعَـٰصِفَـٰتِ عَصْفًۭا
Şiddetle esip savuranlara.
Bağlantı 77:2
3
وَٱلنَّـٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا
Yaydıkça yayanlara.
Bağlantı 77:3
4
فَٱلْفَـٰرِقَـٰتِ فَرْقًۭا
Ayırdıkça ayıranlara.
Bağlantı 77:4
5
فَٱلْمُلْقِيَـٰتِ ذِكْرًا
Zikri getirip, bırakanlara.
Bağlantı 77:5
6
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
Gerek özür için olsun, gerek uyarı için.
Bağlantı 77:6
7
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ
Şüphe yok ki, size vaadedilen mutlaka gerçekleşecektir.
Bağlantı 77:7
8
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
Yıldızların ışığı söndüğü zaman.
Bağlantı 77:8
9
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ
Gök yarıldığında.
Bağlantı 77:9
10
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
Dağlar parçamparça olup savrulduğunda.
Bağlantı 77:10
11
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri bildirildiği zaman.
Bağlantı 77:11
12
لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
Bu, hangi güne ertelenmiş?
Bağlantı 77:12
13
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
Ayrım (hüküm) gününe (ertelenmiştir).
Bağlantı 77:13
14
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
Hüküm gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Bağlantı 77:14
15
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün vay yalanlayanların haline!
Bağlantı 77:15
16
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
Biz, öncekileri helak etmedik mi?
Bağlantı 77:16
17
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْـَٔاخِرِينَ
Sonra arkadan gelenleri de onların arkasına takacağız.
Bağlantı 77:17
18
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.
Bağlantı 77:18
19
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün vay yalanlayanların haline!
Bağlantı 77:19
20
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ
Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?
Bağlantı 77:20
21
فَجَعَلْنَـٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ
Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Bağlantı 77:21
22
إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ
Belli bir süreye kadar.
Bağlantı 77:22
23
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَـٰدِرُونَ
Buna gücümüz yeter. Ne güzel güç yetirenleriz.
Bağlantı 77:23
24
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:24
25
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
Biz, yeryüzünü bir toplanma yeri kılmadık mı?
Bağlantı 77:25
26
أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا
Diri olanları da, ölü olanları da.
Bağlantı 77:26
27
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَـٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا
Orada yüksek dağlar yaratıp size tatlı su içirmedik mi?
Bağlantı 77:27
28
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:28
29
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Yalanlamış olduğunuza (azaba) doğru yürüyün bakalım!
Bağlantı 77:29
30
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَـٰثِ شُعَبٍۢ
Üç kollu (ateşin) gölgesine doğru yürüyün!
Bağlantı 77:30
31
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Ne gölgelendirir, ne alevden korur.
Bağlantı 77:31
32
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ
O, her biri saraylar gibi olan kıvılcımlar saçar.
Bağlantı 77:32
33
كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ
Her biri sarı develer gibidir.
Bağlantı 77:33
34
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:34
35
هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.
Bağlantı 77:35
36
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Onların özür dilemelerine dahi izin verilmez.
Bağlantı 77:36
37
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:37
38
هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَـٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
Bu, ayırma (hüküm) günüdür. Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız.
Bağlantı 77:38
39
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana karşı tuzak kurun!
Bağlantı 77:39
40
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:40
41
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَـٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ
Şüphesiz ki takva sahipleri, gölgelerde pınar başlarındadır.
Bağlantı 77:41
42
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler (arasındadırlar).
Bağlantı 77:42
43
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Yaptığınız ameller sebebi ile afiyetle yiyin, için.
Bağlantı 77:43
44
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Bağlantı 77:44
45
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:45
46
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
Yiyin ve biraz yararlanın; muhakkak ki siz günahkârlarsınız.
Bağlantı 77:46
47
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:47
48
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
Onlara; “Rükû edin!” denildiği zaman rükû etmezlerdi.
Bağlantı 77:48
49
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bağlantı 77:49
50
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
Onlar bundan (Kur'an'dan) sonra artık hangi söze iman edecekler?
Bağlantı 77:50

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin