114 sureden 53. sure · Mekkî

Necm Suresi (Yıldız)

سُورَةُ النَّجۡمِ
62 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
Battığı zaman yıldıza andolsun.
Bağlantı 53:1
2
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
Arkadaşınız (doğru yoldan) çıkmadı, sapıtmadı.
Bağlantı 53:2
3
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
Kendi hevasından konuşmaz.
Bağlantı 53:3
4
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌۭ يُوحَىٰ
(Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
Bağlantı 53:4
5
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
Bunu, ona çok güçlü biri öğretti.
Bağlantı 53:5
6
ذُو مِرَّةٍۢ فَٱسْتَوَىٰ
Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yüksek ufukta) yükseliverdi.
Bağlantı 53:6
7
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
O, en yüksek ufukta idi.
Bağlantı 53:7
8
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.
Bağlantı 53:8
9
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
Böylece iki yay (boyu) kadar hatta daha da yaklaştı.
Bağlantı 53:9
10
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
Cebrail, Allah'ın kuluna vahyettiğini vahyetti.
Bağlantı 53:10
11
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Bağlantı 53:11
12
أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
Bağlantı 53:12
13
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
Andolsun ki o, Cebrâîl’i bir başka inişte daha görmüştü.
Bağlantı 53:13
14
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
Sidre-i Müntehâ’nın yanında.
Bağlantı 53:14
15
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.
Bağlantı 53:15
16
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
Bağlantı 53:16
17
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
Bağlantı 53:17
18
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Bağlantı 53:18
19
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ’yı?
Bağlantı 53:19
20
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.
Bağlantı 53:20
21
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ
Erkekler sizin; dişiler O’nun mu?
Bağlantı 53:21
22
تِلْكَ إِذًۭا قِسْمَةٌۭ ضِيزَىٰٓ
Öyle ise bu çok insafsızca bir taksimdir.
Bağlantı 53:22
23
إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌۭ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَـٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ
Bunlar (putlar) sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında bir delil indirmemiştir. Onlar, ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Oysa, onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
Bağlantı 53:23
24
أَمْ لِلْإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
Yoksa insan her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?
Bağlantı 53:24
25
فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ
Ahiret de dünya da Allah’ındır.
Bağlantı 53:25
26
۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍۢ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَـٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiçbir fayda vermez.
Bağlantı 53:26
27
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.
Bağlantı 53:27
28
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًۭٔا
Hâlbuki onların buna dair bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz hak adına hiçbir şey ifade etmez.
Bağlantı 53:28
29
فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Bu sebeple sen, zikrimizden/Kur'an'dan yüz çevirenden ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden uzak dur!
Bağlantı 53:29
30
ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ
İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.
Bağlantı 53:30
31
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى
Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.
Bağlantı 53:31
32
ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌۭ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
Onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin, mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.
Bağlantı 53:32
33
أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
Yüz çeviren kimseyi gördün mü?
Bağlantı 53:33
34
وَأَعْطَىٰ قَلِيلًۭا وَأَكْدَىٰٓ
Ve az bir şey verip sımsıkı tutanı.
Bağlantı 53:34
35
أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ
Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?
Bağlantı 53:35
36
أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
Yoksa ona Mûsâ'nın sahifelerinde olan haber verilmedi mi?
Bağlantı 53:36
37
وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ
Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)
Bağlantı 53:37
38
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ
Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.
Bağlantı 53:38
39
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
İnsan için çalıştığından başkası yoktur.
Bağlantı 53:39
40
وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
Bağlantı 53:40
41
ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak verilecektir.
Bağlantı 53:41
42
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.
Bağlantı 53:42
43
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Güldüren de, ağlatan da O’dur.
Bağlantı 53:43
44
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
Öldüren de, dirilten de O’dur.
Bağlantı 53:44
45
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
Bağlantı 53:45
46
مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.
Bağlantı 53:46
47
وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.
Bağlantı 53:47
48
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.
Bağlantı 53:48
49
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.
Bağlantı 53:49
50
وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.
Bağlantı 53:50
51
وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Bağlantı 53:51
52
وَقَوْمَ نُوحٍۢ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
Bağlantı 53:52
53
وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı
Bağlantı 53:53
54
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.
Bağlantı 53:54
55
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
Bağlantı 53:55
56
هَـٰذَا نَذِيرٌۭ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bağlantı 53:56
57
أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ
Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.
Bağlantı 53:57
58
لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Bağlantı 53:58
59
أَفَمِنْ هَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
Bağlantı 53:59
60
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Bağlantı 53:60
61
وَأَنتُمْ سَـٰمِدُونَ
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.
Bağlantı 53:61
62
فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩
Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.
Bağlantı 53:62

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin