114 sureden 85. sure · Mekkî

Bürûc Suresi (Burçlar)

سُورَةُ البُرُوجِ
22 ayet

Meal: Rowwad Translation Center, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4. Meal, Kur’an’ın anlamlarını aktarır. Kur’an’ın kendisi Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Burûc sahibi/yıldızların (yörüngelerine) sahip göğe yemin olsun.
Bağlantı 85:1
2
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Vadedilmiş güne (kıyamete) yemin olsun.
Bağlantı 85:2
3
وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ
Şahit olana ve şahit olunana.
Bağlantı 85:3
4
قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
Kahrolsun o hendek sahipleri!
Bağlantı 85:4
5
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
Tutuşturulmuş ateşin.
Bağlantı 85:5
6
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ
O vakit onlar, onun (ateşin) etrafında oturmuşlardı.
Bağlantı 85:6
7
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Bağlantı 85:7
8
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
Onlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.
Bağlantı 85:8
9
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ
Allah ki; göklerin ve yerin mülkü ona aittir ve Allah her şeyin üzerine şahittir.
Bağlantı 85:9
10
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
Şüphesiz Mümin erkeklerle Mümin kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenlere Cehennem azabı ve yakıcı azap vardır.
Bağlantı 85:10
11
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
Bağlantı 85:11
12
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Şüphesiz, Rabbinin tutup, yakalaması çok çetindir.
Bağlantı 85:12
13
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
İlkin var eden, sonra yeniden dirilten O'dur.
Bağlantı 85:13
14
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
O; çok bağışlayandır, çok seven ve sevilendir.
Bağlantı 85:14
15
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
Yüce Arş'ın sahibidir.
Bağlantı 85:15
16
فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ
Dilediğini muhakkak yapandır.
Bağlantı 85:16
17
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
Sana o orduların haberi geldi mi?
Bağlantı 85:17
18
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
Firavun ve Semûd’un askerlerinin haberi.
Bağlantı 85:18
19
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ
Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.
Bağlantı 85:19
20
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Bağlantı 85:20
21
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ
Hayır! O (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır.
Bağlantı 85:21
22
فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz’da) dır.
Bağlantı 85:22

Niyat uygulamasında her gün okuyun ve dinleyin; namaz vakitleri, kıble ve kaldığınız yer hep yanınızda.

Niyat’ı ücretsiz edinin